İstanbul escort escort bayan escort istanbul adalar escort anadolu yakası escort anal escort arnavutköy escort atakent escort ataköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort bağcılar escort bahçelievler escort bahçeşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beykent escort beykoz escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bostancı escort büyükçekmece escort çapa escort çatalca escort çekmeköy escort erenköy escort etiler escort eyüp escort fatih escort fenerbahçe escort florya escort fulya escort gaziosmanpaşa escort gecelik escort göztepe escort grup escort gülbağ escort güngören escort halkalı escort haramidere escort hasanpaşa escort ikitelli escort iranlı escort ıspartakule escort istanbul masaj salonu masöz bayan japon escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kayaşehir escort kızıltoprak escort küçükçekmece escort küçükyalı escort kurtköy escort mahmutbey escort maltepe escort merter escort nişantaşı escort ortaköy escort osmanbey escort pendik escort rus escort sahibe escort sancaktepe escort sarıyer escort şerifali escort şile escort silivri escort şirinevler escort şişli escort şişli masöz suadiye escort sultanbeyli escort sultangazi escort taksim escort topkapı escort türbanlı escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort zenci escort zeytinburnuescort izmit escort porno izle eskort seks hikayesi hd porn


Yalnızca Kadın Olduğumuz İçin Maruz Kaldığımız Ayrımcılık İnsan Hakları İhlalidir
Tarih: 25-11-2021 12:46:32 Güncelleme: 25-11-2021 12:46:32 + -


CHP Öğrenci Hareketleri ve Üniversitelerden Sorumlu Gençlik Kolları Genel Başkan Yrd. Eda Albayrak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamasında, “Yalnızca kadın olmamız sebebiyle uğradığımız, maruz kaldığımız ayrımcılık insan hakları ihlalidir.” Dedi.

facebook-paylas
Tarih: 25-11-2021 12:46

Yalnızca Kadın Olduğumuz İçin Maruz Kaldığımız Ayrımcılık İnsan Hakları İhlalidir

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Öğrenci Hareketleri ve Üniversitelerden Sorumlu Gençlik Kolları Genel Başkan Yrd. Eda Albayrak, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla basın açıklaması düzenledi. Albayrak açıklamasında şu ifadelere dikkat çekti:

 

Dominik'te üç kız kardeşin faşist Trujillo iktidarına karşı özgür ve eşit bir yaşamın inşaası için verdiği mücadele sonucu hayatlarını yitirmeleri ile tariflenmiştir, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü. Mirabel kız kardeşlerin ikrarı bugün Türkiye kadınlarının gerçeğini oluşturmaktadır. Kadınlar hala özgürlükleri için canlarını feda etmektedir. Özgecan Aslan, Başak Cengiz, Emine Bulut, Münevver Karabulut ve daha niceleri.

Yalnızca kadın olmamız sebebiyle uğradığımız, maruz kaldığımız ayrımcılık insan hakları ihlalidir.

Aile içinde, iş ortamında kampüslerde, kamusal alanlarda kadınlar güvence altında olmayan hakları yüzünden psikolojik, cinsel, ekonomik ve fiziksel şiddete uğruyor.

Ekonomik, sosyal ve siyasal hayata tam ve eşit katılım hakları sakatlanıyor.

 

Bilim yuvası olması gereken Üniversiteler; iktidar rejiminin militarist, sömürgeci, cinsiyetçi, homofobik, transfobik söylemleri hasebiyle kampüsler bir egemenlik kavgasının alanına dönüştü. Genç kadınlar artık kampüslerde dahi güvende değil.

Yüksek Lisans mülakatlarında yöneltilen evli misin soruları, cinsiyetçi ve ayrımcı hocaların anlayışı birçok öğrencinin akademik kariyer yapma isteğini yok ediyor. Sağlık bilimleri fakültelerinde örneklerin kadın bedeni üzerinden bir acziyet yetersizlik yaratılarak anlatılması, akademik kariyerdeki eril zafer beklentisi...

Genç kadınlar kampüslerde yaptıkları eylemler de cinsiyetçiliğe uğramaktadır. “Siz eylem yaptınız da ne oldu?”, “Tacizi duyurdunuz da ne değişti?” gibi tepkilerle karşılaşmaktadırlar...

Küçük şehirlerde okuyan genç kadınlar Üniversitelerde sosyalleşme alanlarının kısıtlı olmasıyla belli saatlerde sokağa çıkamıyor ve üniversitelerin ne kadar akademik bir ortam gibi görünse de dışarıdan bir farkı olmadığını, her türlü ayrımcılıki cinsiyetçilik mevcut olduğunu söylüyorlar. Toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanmadığı üniversiteler; erkek öğrenciye yakışacak bölümü, kadın öğrenciye yakışacak bölüm tarzında kendi arasında gayri resmi kalıplar oluşturarak ayrımcılığı beslemektedir. Taciz birimi oluşturulması için yapılan mücadeleler karşılıksız birakılmaktadır.

 

Aslında genç üniversiteli kadın, genç işçi kadın farketmeksizin ana tema kadındır. Dünya üzerindeki tüm kız kardeşlerimizin hayatları ayrımcılık ve şiddet noktasında keşişmektedir. Toplumda dezavantajlı grup haline getirilen kadınlar, gençler artık daha öfkeli. Yaşananların getirdiği birikmişlik bu erkek iktidarın da sonunu getirecek. Şimdi yapılması gereken öfkemizi bir hareketin içinde eritip, yeniden bir şeyler yazma zamanı. Örgütlü bir kampüs yaşamı cinsiyetçiliğe, ayrımcılığa, faşizanlığa, gericiliğe galip gelecektir!

Ne kadar örgütlü olursak o kadar umudu filizlendiririz. O kadar direnç dolu, eşit, güvenceli ve özgür bir yaşamı inşaa edebiliriz!






FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI