Bugun...

Atatürk'ün Askerleri Ölmedi

 Tarih: 18-11-2020 13:46:00
Orhan Karakoçluoğlu

Akşam yemeğine geç kalma demek için oğlumu aradım.

Bir saat kadar geç geleceğini söyledi.

Merak ettim, ne işin var, dedim.

Gelince anlatırım baba, dedi.

Baba merakı ne de olsa...

Hayırdır oğlum diye tekrarladım.

 

Baba çok hoşuna gidecek bir şey yapıyoruz, şimdi kapatmam lazım, dedi ve ekledi

Sevgi ve iyilik bulaşıcı derler baba, şimdilik bunu bil gelince anlatırım, diye ekledi.

 

16 yaşında 11’nci sınıf öğrencisi oğlum Necati Eren Karakoçluoğlu böyle diyordu telefonda.

 

Baba merakından daha çok endişe içimden hiç eksik olmuyor. Zira yakın zamanda geçirdiği motosiklet kazası ve uzun zaman beyin kanaması sebebiyle yatmak zorunda olduğu yoğun bakım hiç aklımdan gitmiyor.

 

Merak içinde akşam eve gelmesini beklerken bir de o ilginç fotoğrafı attı ...

 

Kırmızı şeffaf bir poşet ve poşetin içi mandalina dolu. Üzerinde el yazısı ile yazılmış

 

" Atatürk'ün Askerleri Ölmedi, afiyet olsun"

 Notu görünüyordu...

 

Var bu işte bir güzellik ama ne bilemedim...

 

Ve dediği saatte eve geldi.

Bakışlarımdan merakımı anladı.

 

Baba bugün öyle güzel bir iş yaptık ki sorma dedi.

 

Ne yaptınız dercesine göz kırpmama gururlu bir tebessüm gönderdi hemencek.

 

Üç arkadaşıyla bunlar iyilik meleği olmuş meğerse...

 

Harçlıklarını birleştirip sebze haline gitmiş mandalina almışlar. Yaklaşık yarısını pazarda satıp sermayeyi kurtarmışlar.

 

Kalan yarısını da poşetlere koyup

"Atatürk'ün askerleri ölmedi, afiyet olsun" yazısını yapıştırarak daha önce belirledikleri bir mahalleye gidip yine önceden belli olan evlerin önüne birer poşet mandalinayı zillere basıp bırakmışlar.

 

Bir çok eve bu güzelliği aynen tekrarlamışlar. O anlatırken ağlamamak için kendimi zor tutuyordum, ve nihayet tutamadım da...

 

Niye mandalina diye sordum.

 

Orada da yine zarif bir düşünce vardı.

 

"Corona ya karşı C vitamini lazım, çoluk çocuk ve yaşlılar yesin diye"

 

Gelen cevap karşısında nefesimin durduğunu hissettim.

 

Nereden aklınıza geldi, mantığı nedir bu işin diye sordum.

Haftada bir iki bu işi böyle çevireceğiz, bizim de bu dönem de okullar hep uzaktan eğitim yapıyor, boş zaman ve gün çok, bir işe yarayalım, belki bir işe yarar diye düşündük, dedi.

 

Bu "Z" kuşağı dedikleri böyle bir düşünce yapısı demek ki...

 

Daha önce de kör bir kediyi mahallede beslemişler, yine bir ayağı köpek saldırısında kopan bir kediyi uzun süre besleyip sahiplendirmişler, araba çarpan bir köpeği de veteriner de tedavi ettirip iyileştirmişlerdi.

 

Düşünüyorum da bu denli güzel çocuklar varken dünyaya bir şey olmaz, güzellik dünyayı yine kurtaracaktır.

 

Bu ve bunun gibi olaylardan tüm siyasiler ders alıp gelecek similasyonlarını iyilik üzerine dizayn etmek zorundadır.

 

Bırakın öyle dindar kindar kutuplastırma gayretlerini.

 

Çocuklar mandalinaları dağıtırken kimin hangi partiden hangi etnik gruptan olduğunu hiç merak etmeyerek sadece kendilerini Atatürk'ün askerleri olarak tanımladılar.

 

Çünkü Atatürk'ün çocukları, Atatürk gibi ayırım sevmez, millete ulus olarak bakarlar ...

 

Bende gururluyum ve kıvançlıyım, Atatürk istikbali gençlerde görerek bir defa daha yanılmadığını ispat ediyor.

 

Son bir not.

Dünyada gerçekleşen tüm devrimleri çocuk yaştaki gençlerin dinamiği başarıya ulaştırmıştır.

Ne mutlu ki eşime ve bana dünyaya güzel bir çift çocuk bırakmışız...                                                      

  Bu yazı 10236 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI