şişli escort -
escorts
مواقع مراهنات ギャンブル مواقع مراهنات مواقع مراهنات çocuk bornozu çocuk bornozu مواقع مراهنات смотреть порно онлайн ギャンブル ギャンブル ギャンブル ギャンブル ギャンブル ギャンブル ギャンブル المواقع المثيرة deneme pornosu çeken siteler
Bugun...

Bayramlar Evrensel Olaylardır

 Tarih: 11-04-2024 12:15:00
Sevgi Keske

Bayramlar küslerin barıştığı zamanlar mıdır? Bayramlar büyüklerin küçüklere sevgisini, küçüklerin de büyüklere saygısını gösterdiği zamanlar mıdır?

Bayramlar tatil fırsatı mıdır?

Bayramlar insanların kaynaşmasına vesile olan zamanlar mıdır?

Bunlara benzer onlarca soru sorabiliriz. Dünyanın farklı yerlerinde, farklı dünya görüşüne sahip milyonlarca kişi kendi koşullarına uyan binlerce cevap verebilir bu sorulara.

Zira dünyanın herhangi bir bölgesinde yaşayan bütün topluluklarda herhangi bir vesileyle herhangi bir bayram kutlaması görmek mümkündür.

Bu açıdan baktığımızda bayramlar evrensel olaylardır. Topluca kutlanır, söz konusu toplumun bireyleri aynı sevinci ortak bir coşkuyla yaşar. Böylece bayram zamanlarında hoş duygular insandan insana bulaşıp dalga dalga yayılarak çoğalır. Yükselen olumlu hava, orada yaşayanları olumlu duygularla doldurur, neşelendirir.

 

Bayram herkese iyi gelir.

Ramazan (şeker) bayramı, adı hakkında tartışmalar olsa da toplumumuzun başlıca birleştirici unsurlarından biridir. Belli başlı tören alanı evlerimizdir. Bizdeki dinî bayramların ritüeli, insanların birbirini hatırlaması, ziyaret etmesi, gönül alması, güzel yiyecekler ikram edilmesi, tatlı dil ve güler yüz gösterilmesi gibi temel insanî görevlerin coşkuyla yerine getirilmesidir.

Ancak günümüzde bu geleneksel ritüeller, ilerlemekte olan zamanın ve koşulların değişiminden payını alıyor.

Çok kere “nerde o eski bayramlar” diyerek kendi çocukluğumuzdaki bayramları özlemle yad etmekle birlikte şimdiki bayramları da şimdiki tadında yaşamaktayız.

Psikologların, insanların çocukluğa indiğini söyleyenler kendilerine şöyle bir baksın. Acaba bir kişinin aklına bir gün içinde ortalama kaç kere çocukluğundan herhangi bir anı geliyordur. Hepimiz zaman zaman kendiliğinden çocukluğumuza ineriz. Çocukluğun güzel anıları bizi ömrümüzce ayakta ve hayatta tutar. Kötü anılar ise bizde bıraktıkları kötü izleri temizlememizi ister gibi aklımızda yer eder.

Çocukluğun güzelliği buradan gelir. Belki de insanlık iyileşmek için çocukları takip etmelidir. Çünkü çocukluk saftır, temizdir, sanki insanlığın hasta yanlarını iyileştirmeye and içmiş gibidir. İnsanlığa iyi gelen, faydalı işleri yapan, işlerinde oldukça başarılı olmuş yetişkinlere sorsanız hemen hemen hepsinden yaptığı işin, kendi çocukluk hayali olduğunu duyabilirsiniz. Ne mutlu çocukluğunun iyileştiriciliğini koruyabilenlere.

 

Bayramların çocuklara en anlamlı hediyesi iyi ve güzel anılardır.

Bayramları nostaljik hüzünlenmelerle anmak, şimdiki çocuk ve gençlerin aykırılığını eleştirerek bakmak da bir seçim, eski bayramların güzel tadını zamanın insanca ihtiyaçlarına uyumlu cevaplar vererek yaşayan ve yaşatan olumlu yetişkinler olmak da bir seçim. Kendi zamanımızın kültürel değerlerini yüceltirken, başka değerleri kötülemek de bir seçim, hem kültürel değerlerimize sahip çıkmak hem de zaten var olan veya gelişmekte olan başka değerlere saygılı olmak da bir seçim.

Zamanımızdaki hızlı değişmelerden bayramlar da payını alıyor demiştik. Son elli yıl başta olmak üzere nerdeyse ikiyüz yıllık bir zaman dilimi, ne kadar uyum sağlamaya çalışsak da yetişmekte zorlandığımız bir hızla geçmekte. Ulaşım ve iletişim olanaklarının çoğalmasıyla birlikte toplumlar arası kültür alışverişi de bu oranda hızlanmakta.

Ne yazık ki bu hız her zaman iyiye ve güzele hizmet etmiyor. Bir toplumun üyelerinin birbirine güvenle bağlanmasında etkili olan bazı kültürel değerlerin içinin boşalmasına, unutulmasına veya amacından sapıp yozlaşmasına da neden olabiliyor.

Sosyoloji derslerinden hatırlanacak olursa toplumların birbiriyle etkileşimleri sonucu toplumsal normlar değişebilmektedir. Toplum bu değişime gönüllüyse yapacak pek bir şey yok. Ancak gönülsüz ise tıpkı bireylerin ruhunun hastalanması gibi toplumların ruhu da hastalanır.

 

Sorularla başladığım yazıyı sorularla bitiriyorum;

Bir toplumun hangi normu insanlığa iyi geliyor hangi normu o toplumun üyelerine zarar veriyor?

Bizden sonraki nesillere bırakmak için öncelikli olarak nelere sahip çıkmamız gerekiyor?

Şimdi, kendimiz için ne düşlüyoruz?

Kendimizden başkasını düşünmenin, korumanın bize ne zararı veya faydası olduğunu fark etmek şimdi ve burada iyi yaşamamız için iyi bir adım olabilir mi?

Zorunlu birliktelikler çözülmeyle mi sonuçlanır?

Bayramların kendi güzellikleriyle yaşaması dileğiyle, mutlu bayramlar.

  Bu yazı 1359 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI