İstanbul escort escort bayan escort istanbul adalar escort anadolu yakası escort anal escort arnavutköy escort atakent escort ataköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort bağcılar escort bahçelievler escort bahçeşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beykent escort beykoz escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bostancı escort büyükçekmece escort çapa escort çatalca escort çekmeköy escort erenköy escort etiler escort eyüp escort fatih escort fenerbahçe escort florya escort fulya escort gaziosmanpaşa escort gecelik escort göztepe escort grup escort gülbağ escort güngören escort halkalı escort haramidere escort hasanpaşa escort ikitelli escort iranlı escort ıspartakule escort istanbul masaj salonu masöz bayan japon escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kayaşehir escort kızıltoprak escort küçükçekmece escort küçükyalı escort kurtköy escort mahmutbey escort maltepe escort merter escort nişantaşı escort ortaköy escort osmanbey escort pendik escort rus escort sahibe escort sancaktepe escort sarıyer escort şerifali escort şile escort silivri escort şirinevler escort şişli escort şişli masöz suadiye escort sultanbeyli escort sultangazi escort taksim escort topkapı escort türbanlı escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort zenci escort zeytinburnuescort izmit escort porno izleeskort seks hikayesi hd porn
Bugun...

Mevduat Sahibi Korumalı Politika

 Tarih: 28-04-2022 13:31:00
Mehmet Ayhan Küçüktaş

Tüm dünyada etkisini sürdüren covid 19 pandemisi sonrası ülkelere konomilerini enflasyonist baskıdan  korumak amacıyla faiz arttırma yolunu seçtiler.

 

Ülkemizde halen yaşamakta olduğumuz günlük hale gelen zamlar, enflasyon ve işsizlik sonucu ortaya çıkan krizin en büyük ve tek nedeni önümüzdeki yıllarda üniversitelerde derslere konu olacak '' kuru bir inat ''.

 

Ekonomide dengeyi sağlamak amacıyla dünya ekonomilerinde faiz oranları yüksektilirken, buna karşılık ülkemiz ekonomisinde tam tersi yaşandı ve Merkez Bankası faiz oranlarını düşürdü.

 

Ekonominin enflasyonist baskı altında olması sebebiyle belirlenen faiz oranının oldukça üzerinde bir oranda hazine borçlanmaya devam ederek taahhütlerini yerine getirmektedir. Yüzde 14 olarak sabit tutulan faiz oranı yerine yüzde 26 civarında bir oranda borç para bularak ödemeler yapılmaktadır.

İthalata dayalı bir ekonomi politikası uygulamakla beraber kur artışlarını baskı altına almak için yaklaşık 1 milyon civarında mevduat sahibine

'' kur korumalı mevduat '' adı altında düzenli olarak 84 milyon vatandaş olarak kişi başına 297 TL olmak üzere toplam 25 milyar TL civarında ödeme yapıldı.

Mevduat sahiplerine aktarılan bu para, 84 milyon vatandaşa ücret, sosyal yardım, sübvansiyon, hizmet olarak aktarmış olsaydı ekonomide yaşanan sıkıntılar nispeten de olsa daha az olumsuz etki yaratırdı. Bayram öncesi emekli ve düşük gelir sahiplerine aktarılsa bayram harçlığı olurdu.

 

Türk lirası mevduat hesabı sahipleri de karlı gördükleri bu ürüne hızla yönelmeye başladı. Döviz mevduatı olmayan vatandaşın aklını karıştırıp, parasını '' kur korumalı mevduat '' olarak tutmaya yöneltmiş olduk. Kurun her kuruş artışında mevduat sahipleri karlarını katlayarak arttırmakta.

 

Tabii ki bu para 84 milyonun cebinden çıkmakta olup, bir yılın sonunda tahmini olarak vatandaşa yükü 400 milyar TL ye ulaşacağı tahmin ediliyor.

Cebinden bu kadar çok para çıkacak vatandaşın ışıl ışıl bakacak hali yerine gözlerinde fer kalmaz.

 

FED (Amerikan Merkez Bankası) enflasyon ile mücadeleye yönelik faiz oranını daha da yükseleceği sinyallerini vermekte. Bunun anlamı döviz rezerv sorunu yaşayan Türkiye halen yüzde 8,5 faiz oranı ile borç bulmakta iken bu oran yüzde 11, 12 seviyesine çıkacak, borç para bulmakta zorluk yaşanacaktır.

 

Üretime dayalı olmayan ve hizmet sektörü ağırlıklı gelişmeye çalışan ülke ekonomisinde işsizlik sürekli artmakta ve genç nüfus yurt dışına göçü çare görmekte.

Asgari ücretle çalışan oranı hızla artmakta, emekli beklentisinin altında gelir elde etmekte.

 

Ekonomimin kalkınma dinamiği olması beklenen tarım ve hayvancılık girdi ve yem maliyetlerine bağlı olarak zor günler geçirmekte.

Ekonomide tüm bu olumsuzluklar neticesinde bizi sıkıntılı günlerin beklediğini tahmin etmek zor değil.

Ekonominin, gerek tarım, gerek sanayi ve gerekse ülke dinamikleri göz önüne alınarak ithalatı azaltıp, ihracatı arttırma odaklı, istihdamı da unutmadan, üretime yönelik yeni bir sayfa açmasının daha doğru olacağı düşüncesini taşımaktayız.

  Bu yazı 1778 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI