beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...
SON DAKİKA

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kayseri’de de Coşkuyla Kutlandı

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kayseri'de siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla kutlandı.
facebook-paylas
 Tarih: 01-05-2023 17:23:25

1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı Kayseri’de de Coşkuyla Kutlandı

1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü Kayseri'de siyasi partiler, sendikalar ve sivil toplum örgütlerinin katılımıyla kutlandı. Yaklaşık 5 bin kişinin katıldığı 1 Mayıs kutlamalarının adresi yine her zaman olduğu gibi bu yılda Mimarsinan Parkı oldu. Şehrin bazı noktalarında toplanan, döviz ve pankartlar taşıyan küçük gruplar, buradan sloganlar atarak Mimarsinan Parkı’na kadar yürüdü. Mimarsinan Parkı önünde birleşen gruplar, polisin oluşturduğu güvenlik çemberinden alana giriş yapabildi. Alana girenler polisler tarafından didik didik arandı.

Mimarsinan Parkı’nda bir araya gelen KESK’e bağlı Eğitim-Sen, BES, SES, DİSK, CHP, EMEP, Sol Parti, TKP, TİP ile çeşitli sendikaların üyeleri burada, "Susma sustukça sıra sana gelecek. Direne direne kazanacağız. Yılmadık direndik kazandık. Taşeron ölüm demek. İşçi gençlik el ele tam bağımsız Türkiye. Yaşasın 1 Mayıs. İşçiyiz Emekçiyiz. İş emek özgürlük" gibi sloganlar attı.

 

Şarkıların söylenip halayların çekildiği kutlamalarda bir konuşma yapan KESK Dönem Sözcüsü Sadet Ünsal, bugün kir kez daha 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü´nü kutlamanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi.  Ünsal, Emeğe ve emekçiye saygı çok önemli bir unsurdur. 1 Mayıs, işçinin, memurun, çiftçinin, emekçinin, alın terinin bayramıdır. Birlik, dayanışma ve mücadelenin, demokrasi, özgürlük ve barışın günüdür. Tüm emekçi kardeşlerimizin 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü´nü kutluyorum" dedi.

 

 Ünsal, şunları kaydetti." Birlik, Mücadele Ve Dayanışma Günümüz 1 Mayıs Kutlu Olsun. Yoldaşlar "İktidara gelin Cumhuriyet'in 100'üncü yılında Taksim yasağını ortadan kaldıralım. 1 Mayıs'ı, Taksim Meydan'ında ve tüm kentlerin merkezi meydanlarında en katılımlı biçimde kutlayalım." Çağrımıza rağmen  bu yıl yine İstanbul 1 Mayıs ı için taksim meydanını vermediler.14 Mayıs ta sandıklarda göstereceğiniz irade 2024 1 Mayısını Taksimde kutlamamızı sağlayan irade olacaktır.Kapitalizmin kar hırsı, iktidarın rant politikaları nedeniyle sonuçları çok çok ağır olan depremde yaşamlarını yitirenleri saygı ile anıyoruz.Doğal bir felaketin insan eliyle son birkaç yüzyılın en büyük trajedilerinden birine dönüşmesine neden olanlar göstermelik açıklamalarla, birkaç tutuklamayla kendilerini işin içinden sıyıramayacaklar. Ant olsun ki, yaşamını yitiren her bir canlının, denetimsizliğin, rant politikalarının yol açtığı yıkımların er ya da geç hesabını soracağız! Her gün yaptıkları sahte açılış törenleriyle, doğalgaz aldatmacasıyla, savaş silahlarını sahneledikleri gösterileriyle bizlere depremin acısını unutturamazlar. 1 Mayıs, tüm değerleri üreten işçilerin-emekçilerin bugüne dair itirazlarını ve yarına dair hedeflerini ifade ettiği bir gündür. 1 Mayıs alanları yüz binlerin birbirlerine ve tüm dünya işçi sınıfına yüzünü döndüğü ve elini uzattığı alanlardır.Bugün işçi sınıfının, emekçilerin sesine, sözüne, gücüne hem dünyada hem de ülkemizde her zamankinden daha fazla ihtiyaç var. Bugün dünyanın dört bir yanında hakları için, adalet için, demokrasi için, barış için mücadele eden işçilerin, emekçilerin, gençlerin, kadınların sesleri 1 Mayıs meydanlarında buluşacak.Tüm dünyada işçi sınıfı sayısal olarak hızla büyürken, ücretli emek yaygınlaşırken; biz üretenlerin toplumsal zenginlikten aldığı pay azalıyor. Sermayeyi emek sömürüsü de doyurmuyor. Doğa sermayenin sınırsız yağmasına açılıyor; yetmiyor, savaşlarla milyonlar yerinden yurdundan ediliyor. Başta işçi sınıfı olmak üzere tüm insanlık sermaye düzeninin bu ağır tahribatına ses çıkarmasın diye baskıcı rejimler destekleniyor.Evet, bu korkunç hikayenin en kötü, en ağır süreçlerinden biri ülkemizde yaşanıyor. Bugün burada memleketin içinde bulunduğu hali uzun uzun anlatmaya, sorunların hepsini sıralamaya elbette ihtiyaç yok. Sadece başkanlık rejiminin sonrasında, pandemide, ekonomik krizde ve depremde karşı karşıya kaldığımız hakikat belli: İnsanca çalışmamız ve insanca yaşamamız bir yana, hayatta kalmamızı bile sağlamaktan çok uzak bir düzenle karşı karşıyayız.Sadece başkanlık rejimi boyunca 4 yılda 5,5 milyon işsize 3,5 milyon yeni işsiz daha eklendi. Ücretlilerin sayısı hızla artarken, emeğin milli gelirden aldığı pay yüzde 38’den yüzde 25’e düştü; sermayenin payı yüzde 44’ten yüzde 57’ye yükseldi.İşçiden alıp patronlara verdiler, fakirden çalıp zenginin kasasını doldurdular, dar gelirliden alıp rantiyeye kaynak aktardılar, rant için kentleri ve doğayı betona boğdular, asırlık yardım kuruluşlarını bile depremde çadır satar hale getirdiler, doğal afetleri felakete çevirdiler. Sözün özü; evet, memleketi bir şirket gibi yönettiler!Memlekette, hak aramayı, sendikalı olmayı, grev yapmayı engellediler, üstelik bu yaptıklarıyla övündüler.Güvencesiz çalışmayı hemen her alanda hakim hale getirdiler, bizlerin işini ekmeğini iktidarın ve patronların insafına terk etmeye çalıştılar. KHK’ler ile çalışma hakkını gasp ettiler, Anayasa’yı rafa kaldırdılar, mahkeme kararlarını uygulamadılar. Hak, hukuk tanımadılar.Şirket gibi yönettikleri ülkede salgında, depremde, ekonomik krizde en ağır bedelleri biz ödedik ama onların geliri de serveti de katbekat büyüdü.Memleketi şirket gibi yönetenler, bu memleketin tüm değerlerini üreten milyonları yoksullaştırdılar, güvencesizleştirdiler, geleceksizleştirdiler.Bizler bir olup karşılarına dikilmeyelim diye her alanda ayrımcılığı kışkırttılar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştirdiler. Eleştirenin, sorgulayanın, soru soranın, hak-hukuk-adalet isteyenin sesini kısmak için her yolu denediler.Ama yine de başaramadılar. İşçiler işine, aşına, ekmeğine sahip çıktı; gençler geleceklerine… Haklarını savunan kamu emekçileri, iyi hekimlikten vazgeçmeyen hekimler, bilimi ve tekniği halkın çıkarları için kullanan mühendisler susmadı, susmayacak. Kadınların eşitlik ve özgürlük taleplerini, şiddete karşı mücadelemizi hiçbir şiddetle bastıramadılar. Doğasına ve kentine sahip çıkanların önünü alamadılar. Adalet, barış, kardeşlik ve eşit yurttaşlık mücadeleleri dimdik ayakta. Ve nihayet hep dediğimiz gibi gün geldi, devran döndü…Bugün artık bir karar anındayız. İşçilere, kamu emekçilerine, emeklilere, doğaya, kadınlara, gençlere, çocuklara, bugünümüze ve geleceğimize büyük zararlar veren; bu ülkeye, bu halka zararlı başkanlık rejimine son vermek için yan yana, omuz omuzayız. Büyük bir çoğunluğu ücret gelirleriyle yaşamını sürdüren nüfusuyla ülkemizin demokratik yeniden kuruluşunun ancak ve ancak işçi sınıfıyla, emekçilerle mümkün olduğunu 1 Mayıs meydanlarında haykıracağız.Yeni bir toplumsal düzen için yeni bir başlangıç yapacağız. Bu ülkenin tüm değer ve güzelliklerini üreten biz işçilerin, emekçilerin yöneten olduğu bir düzen kurma irademizle meydanlarda birlikteyiz.Dostlar, yoldaşlar, Sevgili Kadınlar, Gençler, Kapitalizmin yarattığı ekolojik yıkımın, patriyarkanın ağır sonuçları karşımıza deprem gibi afetlerde daha fazla ölüm. ve yıkım, daha fazla yerinden göç, mültecilik, daha fazla açlık olarak çıkıyor. Zamlar, alım gücündeki erime hayatı yaşanılmaz kılıyor. Başta kadın emekçiler olmak üzere tüm emekçilere gittikçe daha güvencesiz bir çalışma yaşamı dayatılıyor. Ülkemiz her alanda Güvencesizler Cumhuriyeti halinde geldi. Kadın işsizliği ve güvencesiz, kayıt dışı çalışma ortamlarında taciz, şiddet ve mobbing her geçen gün artıyor. İşsizlik aldı başını gidiyor. Hiçbir dönemde olmadığı kadar yurt dışına beyin göçü yaşanıyor. İşçi cinayetlerinde adeta katliam yaşanıyor. Her şeye zam gelirken artmayan, yerinde sayan tek şey bizim maaşlarımız! Bereket fışkıran topraklarımızda tarım, çiftçilik, besicilik adım adım bitirildi. Sanayiden sonra tarımda da bu iktidar döneminde dış sermayeye bağımlı hale getirildik. Ciddi bir gıda krizi ile karşı karşıyayız. Gerçekten de yiğidin kuru soğana muhtaç hale geldiği günlerden geçiyoruz. Yoldaşlar, Bizden alınan vergiler savunma ve güvenlik adı altında silahlanmaya, teşvik-vergi affı olarak sermayeye, patronlara harcanıyor.  Rant ve sömürü düzeni devam etsin istiyorlar. Çıkarlarını korumak için karanlık odaklar, militarist yapılar hep olsun istiyorlar. Aynı amacı güdenler seçime giderken en faşizan, en gerici ittifak çatısı altında birleştiler. Ortak noktaları halkımızın kardeşliğini hedef alan politikalar, kadın karşıtlığı, gericilik, barışa karşıtlık, demokrasinin ortadan kaldırılışıdır. Bunların bize reva gördüğü Kayyum düzenidir, ihraçlardır, adaletsizliktir, tekçiliktir, militarizmdir, işkencedir, cezaevlerinde insanlık dışı uygulamalardır. Yargı eliyle siyasi gözaltı operasyonlarıdır. Yoldaşlar, Dostlar, Emekçiler, Sabrımız tükendi. Artık böyle gitmez dedik, gerçekten de gitmiyor. Eşitlik, özgürlük, adalet, barış, demokrasi ve laiklik için artık yeter diyoruz! Gün şikâyet etme günü değil. Bu düzen ya değişecek ya değişecek! Konuşmaların ardından 1 Mayıs kutlamalarına katılan gruplar davul- zurna eşliğinde halaylar çekip eğlendi. Kutlamalar Kayseri'de olaysız bir şekilde sona erdi. 


  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  DİĞER SİYASET Haberleri
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
  HABER ARŞİVİ
  HAVA DURUMU
  NAMAZ VAKİTLERİ
nöbetçi eczaneler
  HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI