|
Tweet |
Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Tevfik Özlü, sosyal medya hesabından korona virüsü aşılarıyla ilgili açıklama yaptı. Korona virüsü aşı çalışmalarından, aşıların güvenilirliğine ve aşı karşıtlığına ilişkin konuşan Özlü’nün değerlendirmelerinden satır başları şöyle;
'KIRAN KIRANA AÇIK ARTIRMA USULÜYLE AŞI SATIŞI YAŞANIYOR'
"-Sanırsın ki Dünya Kupası maçları oynanıyor. Almanya mı, İngiltere mi, Rusya mı, Çin mi, Amerika mı kupayı kaldıracak? Kimisi çıkıp “Benim aşım yüzde 92 korur” diyor, diğeri “Benimkisi yüzde 94,5 koruyor” deyince, karar değiştirip “Yok aslında yüzde 92 değil, yüzde 95 koruyor” açıklaması yapıyor. Bir diğeri önce yüzde 70 koruyor deyip, hemen ardından “Düşük dozda yüzde 90 koruyor” açıklaması yapıyor.
-Adeta kıran kırana açık artırma usulü bir satış yaşanıyor. Çok şaşırtıcı değil, pazar büyük. Dünyada 8 milyarı aşkın insan aşıyı bekliyor.
-“Hangi aşıyı yaptıralım?” sorusuna yanıt aranırken aşılardan çok, Çin, Rusya, Oxfort Üniversitesi, AstraZeneca, Pfizer, Biontech, Moderna, Johnson and Jonhson, GSK gibi ülke ve şirketlerin marka değerleri üzerinden tartışılıyor. Yani süreç, piyasa oyuncularının istediği istikamette gelişiyor.
'NORMALE DÖNMEK İÇİN AŞIDAN BAŞKA YOL YOK'
-Faz 3 çalışmalarında ve hatta ruhsatlandırılma sonrası Faz 4 çalışmalarında bile beklenmedik bir yan etkiye rastlanması olası. Özellikle “uzun vadede ortaya çıkabilecek, nadir görülebilecek olası yan etkiler” konusu, uzun zaman endişe kaynağı olmaya devam edecek. Bu nedenle insanların/ülkelerin, pandeminin “yakın ve somut” tehdidine karşılık; aşının “uzak ve olası” riskini karşılaştırıp, yarar/zarar hesabı yaparak, aşı konusunda karar vermeleri gerekecek.
-Yani aşının kendisine zarar verebileceği olasılığından korkanların; aşı yaptırmamanın riskini unutmamaları gerekiyor. Aşı yaptırmamakla çok daha büyük ve daha yakın zarara uğrama olasılığı söz konusu. Pandemide çember daraldıkça, insanlar yakın çevrelerinden hastalananları ve özellikle ölenleri gördükçe aşıyı yaptırma konusunda daha istekli olacaklardır.
-Sağlık çalışanlarının bu grupta olacaklarını düşünüyorum, çünkü onlar bu hastalığın ne kadar ağır seyrettiğini, hastaların yoğun bakımlarda nasıl hayatta kalmak için boğuştuğunu ve maalesef ölüp gittiğini her gün görüyorlar.
-Herkes artık bir an önce normale dönmeyi istiyor. Bunun şu anda aşıdan başka bir yolu yok.
'AŞI HAKKINDA TEREDDÜTLER'
-Aşı karşıtlığı ile insanların yeni bir aşıyı yaptırıp yaptırmama konusunda bazı kuşkularının, sorularının olması aynı şey değildir. İkincisi doğaldır ve bir ölçüde hemen herkesin yaşadığı bir olgudur. Bu durum bilgilendirme ile aşılabilir.
-Öncelikle aşı üretimi, kolay ve herkesin yapabileceği bir iş değildir. Dünyada bu teknolojiye sahip ülkeler ve şirketler bellidir.
-Örneğin Çin, aslında dünyada şu anda kullanılmakta olan diğer birçok aşının en çok üretilmekte olduğu bir ülkedir. Aşı geliştirme aşamaları çok iyi tanımlanmıştır ve Covid-19 aşısı için de bu süreçler aynen işletilmektedir. Bu sürecin Covid-19 için diğer aşılara kıyasla daha kısa sürmesi bu aşamaların ihmal veya bypass edildiği anlamına gelmemektedir.
-Klinik öncesi çalışmaların olumlu sonlanmasıyla şu anda 40'dan fazla aşı adayı insanlarda deneme safhasındadır. Faz 1 ve Faz 2 aşamalarını tamamlayıp, Faz 3 safhasında olan 10'dan fazla aşı söz konusudur. Aşı üreten firmalar da bu süreçlerde dikkatsiz veya özensiz davranıp, ileride firmalarının prestijini sarsacak ve büyük ekonomik zararlarına neden olabilecek bir hata yapmayı hiç istemezler.
-Kaldı ki Dünya Sağlık Örgütü ve ülkelerin aşının kullanmasına izin verecek olan aşıyla ilgili kurul ve kurumları da, aşı çalışmalarını izliyor ve kendileri de aşılarla ilgili bazı test ve deneyleri kendi laboratuvarlarında yaparak bu aşılara onay veriyorlar.
(Gazete Duvar)