|
Tweet |
Araştırmacılar deneysel bir ‘yarış pisti’ kullanarak, iki özdeş kumulun birbirine yakın bir şekilde ilerlemeye başladığını gözlemlediler; fakat zaman geçtikçe birbirlerinden ayrıldılar. Bu etkileşim, aşağıda kalan kumulu iterek kendinden uzaklaştıran yukarıdaki kumuldan yayılan türbülanslı girdaplar tarafından kontrol ediliyordu. Physical Review Letters dergisinde paylaşılan araştırma sonuçları, gemilerin kullandığı ulaşım kanallarını tehdit eden, çölleşmeyi genişleten ve karayolları gibi altyapıları toprak altına gömebilen uzun vadeli kumul göçlerinin incelenmesi için bir anahtar niteliği taşıyor.
Cambridge Üniversitesi Uygulamalı Matematik ve Teorik Fizik Bölümü’nde doktora adayı ve araştırmanın başyazarı olan Karol Bacik, “Kumul etkileşimi konusunda farklı teoriler söz konusu: Biri, farklı boyutlardaki kumulların birbiriyle çarpışması ve devasa bir kumul oluşturana dek çarpışmaya devam etmesidir; ancak bu olgu şimdiye dek doğada gözlemlenmedi” diyor. “Bir diğer teori, aynı boyutlara ulaşana ve aynı hızda hareket edene kadar, kumulların –tıpkı sıçrayıp duran bilardo topları gibi- birbirleriyle çarpışabileceği ve kütle alışverişi yapabileceği yönünde; fakat bu teorileri deneysel olarak doğrulamamız gerekiyor.”
Şimdiyse, Bacik ve Cambridge’de görevli meslektaşları bu açıklamaları sorgulayan sonuçlar ortaya koydular. Araştırmayı yürüten Dr. Nathalie Vriend, “Daha önceki modelin parçası olmayan fiziksel bir durum keşfettik” diyor.
Araştırmanın bir sonraki adımı, yapılan gözlemleri ve uydu görüntülerini kullanarak çöllerde büyük ölçekli ve karmaşık kumul göçlerinin niceliksel kanıtlarını kayda geçmek olacak. Kumulları uzun süreler boyunca takip ederek, kum tepelerinin göçünü yönlendirecek önlemlerin etkili olup olmadığını gözlemleyebileceğiz.