Bugun...

Bankacılıkta Mobbing

 Tarih: 07-06-2021 17:02:00
Mehmet Ayhan Küçüktaş

Mobbing, kısaca bir işyerinde bir grup çalışanın belirli bir çalışana yönelik olarak taciz etmek, sindirmek, rahatsız etmek gibi davranışta bulunması ve buna maruz kalan çalışanın kendini güvende hissetmemesi ve görevini yerine getirmekte zorluk yaşamasıdır.

 

Mobbinge uğrayan çalışanların genellikle çalışkan, yaratıcı ve işlerinde yetkin olmaları dikkat  çekicidir. Buna neden olarak, çalışanları işyerinde kendi görev ve pozisyonuna tehdit olarak görmesidir. Özellikle kadınlar, genç çalışanlar ve yaşlı çalışanlar hedef kitledir.

 

Mobbing ağırlıklı olarak bankacılık, sağlık, eğitim ve sosyal hizmet gibi sektörlerde daha çok görülmektedir.

 

Pandemi döneminde uzaktan çalışmanın artmasıyla birlikte istifaya zorlama amaçlı olarak çalışanlara internet üzerinden mobbing uygulaması yeni bir boyut kazandı.

 

Bankacılık sektöründe son dönemde Watsapp grupları kurulmak suretiyle evden çalışanlara her türlü baskı artmaktadır. Gün içinde hiç ara vermeden dinlenmeye fırsat tanımadan kendi imkanları ile kullandığı internet ve telefon vasıtasıyla müşteri aramalarını sürdürmesi, ürün satması istenmektedir. Bu dönemde yemek kartları ödemesinin kesilmesi bir yana, özel hayatlarının ihlali anlamına gelen kameranın her zaman açık kalması da istenmektedir. ​Amaç personeli zor durumda bırakarak sonuçta istifaya zorlamak. Bankacılık sektöründe her 4 çalışandan biri mobbinge maruz kalmaktadır.

 

Bankacılık sektöründe halen 185 bin civarında çalışan bulunmakta olup, bunun 65 bini kamu, kalan 120 bin çalışan ise özel sektör bankalarında istihdam edilmektedir. Sektörde eğitim düzeyi lisans, yüksek lisans ve doktora mezunu olmak üzere %95 gibi oldukça yüksek bir seviyededir. Eğitim seviyesinin bu kadar yüksek olmasına rağmen çalışanların mobbge karşı mücadeleci olmaması, cesaretinin bulunmaması, haklarını bilmemesi bir tezat oluşturmaktadır. Buna sebep olarak iş ve gelecek kaygısını göstermemiz mümkündür.

 

Gün içinde zamanlı zamansız telekonferans yapılmakta, baskı, hakarete varan söylemler, tehditler ve küçük düşürücü sözler had safhaya çıkmaktadır. Saat sınırlaması olmadan atılan mesajlar, e-maililer ile çalışanların özel hayatına müdahale edilmekte, sosyal ve özel hayatının yok sayılması anlamına gelmektedir. Üst yönetime yakın olan çalışanlara ayrıcalıklı davranışlar ise diğer çalışan personelin moral motivasyon bozukluğuna neden olmaktadır.

 

Bölge ve Genel Müdürlüğe yakın olanlar performansına bakılmaksızın terfi etmekte, diğer çalışanlar mevcut ünvanlarında uzun yıllar kalmakta ve düşük maaş zammı almaktadır

 

Çalışanlar, gelecek kaygısı ve işsiz kalma korkusu sonucu, beyin kanaması, kalp krizi başta olmak üzere pek çok hastalığa maruz kalmaktadırlar. Her 4 çalışanın 1 tanesi antidepresan  ilaçlar kullanmakta ve strese dayalı olarak alkol ve sigara kullanım oranlarında ciddi artışlar görülmektedir. Her 5 kadın çalışanın biri cinsel içerikli tacize maruz kalmakta olduğu sektörde yapılan anketlerde ortaya çıkmıştır.

 

Sonuç olarak, mobbingle mücadele kapsamında, kurum kültürü geliştirilmeli, insan odaklı yönetim anlayışı yerleştirilmelidir. pozitif bir çalışma ortamına yönelik statüsüne bakılmaksızın her çalışana mobbing farkındalık eğitimleri verilmeli, ayrımcılıkla mücadeleye hız verilmelidir. Yöneticilerin bilinçlendirildiği çalışanların haklarının sonuna kadar savunduğu, bu durumun tespiti  için gerekli delillerle (e-mail, kullanılan ilaçlar, kamera kayıtları, şahitler ve diğer belgeler) haklarını aramaları önemlidir. Nitekim mobbing adli bir suçtur. Özel veya kamu çalışanı demeden mobbinge maruz kalan tüm çalışanlar haklarını aramalıdır. Aks takdirde mobbingi kendisine hak görenler artacak ve bunun yanlarına kar kaldığını düşünmeye devam edeceklerdir. 

Ekonomist- Bankacı Mehmet Ayhan Küçüktaş

  Bu yazı 1952 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI