İstanbul escort escort bayan escort istanbul adalar escort anadolu yakası escort anal escort arnavutköy escort atakent escort ataköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort bağcılar escort bahçelievler escort bahçeşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beykent escort beykoz escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bostancı escort büyükçekmece escort çapa escort çatalca escort çekmeköy escort erenköy escort etiler escort eyüp escort fatih escort fenerbahçe escort florya escort fulya escort gaziosmanpaşa escort gecelik escort göztepe escort grup escort gülbağ escort güngören escort halkalı escort haramidere escort hasanpaşa escort ikitelli escort iranlı escort ıspartakule escort istanbul masaj salonu masöz bayan japon escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kayaşehir escort kızıltoprak escort küçükçekmece escort küçükyalı escort kurtköy escort mahmutbey escort maltepe escort merter escort nişantaşı escort ortaköy escort osmanbey escort pendik escort rus escort sahibe escort sancaktepe escort sarıyer escort şerifali escort şile escort silivri escort şirinevler escort şişli escort şişli masöz suadiye escort sultanbeyli escort sultangazi escort taksim escort topkapı escort türbanlı escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort zenci escort zeytinburnuescort izmit escort porno izle eskort seks hikayesi hd porn
Bugun...

Hacı Babam; “Yeme İçme Artık Zenginlerin İşi"

 Tarih: 06-09-2021 10:40:00
Mehmet Uzel

Evet. Hacı Babam, gene konuştu; “Evlat Korona zengini daha zengin yaptı, fakiride daha fakir yaptı olan bizim gibi orta halliye oldu. Allah yardımcımız olsun. İnsanlar belediyelere baskın yapmaya başladılar. Kimsenin huzuru kalmadı bakıyorum etrafımda insanlar barut gibi. Ben bugüne kadar böyle sahipsiz bir şehir görmedim. Manavı, fırıncısı, kasapı, bakkalı tuttura bildiğine satıyor. Şehrimizde herhalde 400 e yakın zabıta var bu zabıtalar ne iş yapar, biri bana anlatsın. Eskiden manavı, kasabı, bakkalı tek tek gezerlerdi. Özellikle fırınlarda temizlik, gramaja bakarlardı şimdi insanlara zorun ekmeğin gramajı ne kadar desen o şehrin belediye başkanı bile bilmez. Maşallah bizim başkanlar TV kanallarını gezerler, güzel güzel süslü süslü konuşurlar bizlerde inanırız. Kısacası bu şehirde Kör tuttuğunu öpmeyi bırak ısırmaya başladı"

 

 Yemek içmek artık sadece ekonomisi iyi olanlara mahsus. Onlar da maşallah var, hiç fiyat artışıymış, kaliteymiş aldırış ettikleri yok. Bir çay 10 TL bir kahve 20 lira olmuş bu memlekette. Tavuk dürüm bile fakir yiyeceği olmaktan çıktı eskiden 10 liraya satılan tavuk dürüm 30 lira oldu.. Bu gidişle. Yani dışarda yiyecek adına seyyar satıcıdan başlayıp, kafanızı sokacak bir dükkan bulduğunuzda, lokantaya ulaşamadan hesabınız darmadağın oluyor. Restoranlar için tek kelime etmiyorum. Meyve sebze işlerini yazmaya gerek yok, pazaryeri bile artık zenginlerin uğrak mekanları oldu.

 

 Demem o ki, bu şehirde inanılmaz bir başıboşluk var. Kör tuttuğunu öpüyor resmen. Ev kiralarından, gıda sektörüne, yiyecekten içecek sektörüne kadar fiyat terörü yaşanıyor. Hesap yapan yok, kaça aldın kaça satıyorsun diye yok. Marketler zaten sürekli etiket değiştiriyor. Ve sürekli yeni şubeler açıyor durmadan. Hijyen falan hak getire. Kullanım tarihi geçmiş mallar raflarda aslanlar gibi duruyor. Kokmaya yüz tutmuş gıda maddeleri etiket okuma merakı olmayanlara rahatlıkla satılıyor. Senede bir kere denetim yapıldığında, nedense herkesin önceden haberi oluyor ve tedbirini alıyor.

 

 

 NİYE KOLAY HASTA OLUYORUZ..

 Özellikle son dönemlerde niye kolay hasta olmaya başladık dersiniz. Bağışıklık sistemimize ne oldu. Niye enfeksiyonlara karşı dayanıksız hale geldik. Çocuklarımız niye çabucak hasta oluyor. Grip desen değil, sıcak çarptı desen o da değil ama kuru öksürük, nefes almada zorlanmak, vücut direncinde düşüş ve yatağa mahkum olmak. Ben ne bilim adamı, ne de tıp adamıyım. Ama ortada garip bir durumun olduğunu görebiliyorum. Kanser hastalığında artış da kafamızı karıştırıyor. Geçenler Kayseri LÖSEV’den Arzu hanımla konuştuk, Kayseri’de 3000 e yakın kayıtlı kanser hastası varmış. Bence bu olay çok düşündürücü. Mideler bozulmuş durumda. Akciğerler aldığımız nefeste bile zorlanıyor. Bir garip durum var ortada. Ne var ki kimse çıkıp açıklama yapmıyor.

 

 Acaba diyorum, yediğimiz gıdalardan dolayımı vücudumuz ve organlarımız ciddi bir saldırıya maruz kalıyor. Kullandığımız ilaç etki etmiyorsa bunun sebepleri nedir? Yoksa Sebzede, meyvede, nohutta, soyada, mısırda ayçiçeğinde, buğdayda ve tüm bakliyat ürünlerinde kullanılan tohumlar mı bizleri bu hale getirdi. Bir gıda mühendisi arkadaşım, Türkiye’deki tohumların çoğu yabancı kaynaklı. Hastalığı beraber getiriyor. Sonuç olarak tohumculuk pazarının %70 yabancı firmalara aitmiş. Ve bu firmaların ülkemize sattığı tohumların İsrail menşeli olduğu söyledi.

 

 

 Evet, önce insanları kanser yapacak tohumları sonra ilaçlarını satıyorlar… Kayserimiz Mavi oldu, hastanelerimizin yoğun bakımlarda yer yok. Keşke kırmızı kalsaydık da yoğun bakımlarımız boş olsaydı..

  Bu yazı 3976 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI