Bugun...

m2 600 Dolara Hastaneler

 Tarih: 17-12-2019 16:37:00
Orhan Karakaya

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 05 Kasım 2019 tarihinde AKP grup toplantısında Eğitim ve Sağlık konularında hükümetlerinin yaptıkları icraatları  dile getiriyor. Ben de 20 yıl sağlık alanında çalışmış, sendikal faaliyet yürütmüş bir kişi olarak sağlık alanında söyledikleri şu konular hakkında ve Kayserili olarak AKP Kayseri milletvekili Dr. İsmail Tamer in şehir hastaneleri ile ilgili TBMM kürsüsünden söylediklerine bilgim ve yaşadıklarım kadarıyla cevap vermek istiyorum. Cumhurbaşkanı şöyle diyor.

“…sağlam giren insanlarımızın hasta çıktığı sağlık tesislerimizi sisteminden alt yapısına kadar yeniden düzenledik. Hastane ve diğer yataklı kuruluş sayımızı 2 bin 600 seviyesinden 5 bin 500 seviyesine, hastane yatak sayımızı 240 bin e, nitelikli yatak sayısını 145 bin e yaklaştırdık. (demek ki 240 bin yatak niteliksiz) Doktor sayımızı 92 bin den 161 bin e, toplam sağlık çalışanı sayımızı 378 bin den 1 milyon 25 bin e yükselttik.” diyor. Yapılan güzel şeylere eyvallah demek ve yapana da kendi parasıyla yapmasa da, yaptırmasa da teşekkür etmek gerekir.

Ama sağlık da ilerlemenin, gelişmiş olmanın tek göstergesi yatak, bina, personel, ambulans sayılarının artması, artmış olması mıdır? Mesela 2 bin, 5 bin yataklı AVM mantığında devasa şehir hastaneleri göründüğü kadar sağlıklı ve doğru bir proje midir? Sağlıkta gelişmiş olmanın kanıtı mıdır? Çünkü dünya sağlık örgütü ve diğer sağlık örgütleri ideal hastanelerin 250 ile 500 yatak arası büyüklüğünde olması gerektiğini ortaya koyuyor. Yapılan şehir hastanelerine 25 yıl boyunca devletin şirkete kira ödemesi (arsa devletten olmasına rağmen), bazı hizmet alımları için şirkete hasta, tetkik garantisi vermesi gelişmişliğin kanıtı mıdır? Kanıtı olabilir mi?

 

Uzun yıllardan sonra bu çağ ve teknolojide nadir görülen kızamık, çocuk felci (poliomyelit) vb. bazı hastalıkların artması, aşılama oranının düşmesi, aşıyı ret eden ailelerin çoğalması, sağlıkta ilerlemenin, gelişmiş olmanın kanıtı olabilir mi?

Koruyucu ve önleyici yani insanların hastalanmaması, hasta olmaması için uygulanması gereken sağlık politikası yerine, tedavi edici sağlık politikası sonucu ülke nüfusunun ve il nüfusunun 4-5 katı insanınızı muayene etmekle övünen sağlık bakanlığı yetkilileri ve başhekimler sağlıkta gelişmiş olmanın fotoğrafı olabilir mi?

 

Sağlıkta geliştiysek, ilerleme sağladıysak AKP döneminde; sağlık Ocaklarında 2 TL, Devlet hastanelerinde 7 TL, Eğitim Araştırma Hastanelerinde 8 TL, Üniversite Hastanelerinde 9 TL özel hastanelerde 18 TL yi niçin ödüyoruz. Bu ödemeler yetmiyor. Yazılan reçetelerde kutu ilaç başına 1 TL yi, hastanelerde KATKI-KATILIM paylarını niçin ödüyoruz, ödemeye başladık. Sağlık hizmeti alabilmek için aldığımız hizmetin her aşamasında ödediğimiz vergilerden hariç cebimizden ekstra para ödemek, sağlık hizmetinin paralı hale gelmesi sağlıkta geliştiğimizi, ilerlediğimizi gösterir mi?

Yada eğitim verecek hocası, doktoru olmayan, branş hocaları olmayan, yakın yerlerde bulunan Tıp Fakültelerinden hocalar, doktorlar götürerek verilen bir tıp eğitimi, yani sırf Tıp Fakültesi tabelaları dikerek, tıp eğitiminin niteliğini, nasıl bir tıp eğitimi verileceğini, verildiğini bilmeden, planlanmadan Tıp Fakülteleri sayısını çoğaltarak doktor sayısını 92 bin den 161 bine çıkarmış olmak sağlıkta ilerlemiş, gelişmiş olduğunuzu ispatlar mı?

Sağlık kuruluşlarını A-B-C-D diye sınıflandırmak, sağlık çalışanını sözleşmeli, taşeron olarak çalıştırmak, çalışmaya mecbur bırakmak sağlıkta gelişmenin, ilerlemenin kanıtı, göstergesi olamaz.

Sağlıkta ilerlemenin, gelişmenin asıl göstergeleri, insanımızın sağlıklı olarak doğması, yeterli ve sağlıklı beslenerek büyümesinin sağlanması, aşılanması, hastalıklara karşı bağışıklık kazandırılarak yani koruyucu sağlık hizmeti öncelikli bir politika olarak uygulanıp hastanelere daha az ihtiyaç duyar hale getirilmesidir. Sonuç olarak devasa hastaneler yapmaya gerek kalmamasıdır. Nüfusunuzun 4-5 katı insanınızı muayene etmekle övünmemektir. 2017 yılı Ocak ve Ekim ayları arasında 10 aylık sürede sadece Kayseri Eğitim ve Araştırma Hastanesi 3 milyon 334 bin 591 kişiyi muayene ederek Türkiye de 1. olmuştur. Kayseri nin nüfusu ise ilçeler dahil 1 milyon 377 bin (https://www.kayseriolay.com/kayseri-turkiye-de-en-cok-hasta-olan-il-oldu-h26279.htm) Az sayıda nitelikli Tıp Fakültelerinden nitelikli, becerikli doktor yetiştirmek, mezun etmektir.

Gelişmiş ülke olmanın göstergeleri çok büyük hastaneler, çok büyük Adliye Sarayları, Çok büyük ve daha çok cezaevleri yapmak değildir. Eğer büyük devasa hastaneler yapıyorsanız o ülkede yaşayan insanlar, toplum hasta demektir, hasta etmişiniz demektir. Çok büyük Adliye sarayları yapıyorsanız ülkenizde adalet kalmamış, hukuksuzluk artmış var olan adliye binaları yetmemeye başlamış demektir. Çok büyük ve daha çok cezaevi yapıyorsanız suç oranları, suçlular artmış, artıyor demektir.

Sağlıkta ve diğer konularda gelişmiş olmayı, gelişmeyi sadece personel, araç gerek ve bina sayısının artması olarak gören anlayışın temsilcisi AKP Kayseri Milletvekili Doktor İsmail Tamer de doğal olarak bizlerin ve ana muhalefetin şehir hastaneleri ile ilgili yaptıkları devletin şehir hastanelerini işleten şirketlere ödediği kira eleştirisine karşılık eleştiriye cevap olarak TBMM kürsüsünden “… alışveriş merkezlerinde (AVM) kiraların m2 1000 dolar biz şehir hastanelerinde şirketlere m2 sine 600 dolar ödüyoruz” diyor sanki babasının parasından yada cebinden ödüyor. Şehir hastaneleri niçin bu kadar devasa büyüklükte ve AVM mantığı ile yapıldı anladınız mı? Şehir hastanelerinde büyük firmalara ait mağazalar, cafeler görürseniz (açılmaya başladı) şaşırmayın. Ne de olsa şehir hastanelerinin m2 AVM’lerden daha ucuz…

  Bu yazı 511 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
YUKARI