beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...

BAŞA GELEN ÇEKİLİR

 Tarih: 26-01-2018 10:31:00
Tolga YILMAZ

Anadolu’da yaygın olarak kullanılan ve hayatta her daim karşılığı olan bir söz vardır; “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın!” Ataların bu sözüne karşın hayat süren insanlar ise hiçbir şey karşılıksız kalmaz anlayışıyla, “Bin yıl yaşayan yılan bir gün gelir seni sokar!” karşılığını verir.

 

Dokunmayanın bin yaşamasına inanmak ve buna karşı argüman geliştirmek iyimserliğin nirvanaya ulaştığı bir dönemin ütopyası bir yana, bizden öncekilerin bunu açıkça yaşadığı dönemsel bir gelenekten gelmiş olmamızın şaşkınlığıdır! Zira yaşanmamış olsa ütopyamın peşinden gidecek, düşüncelerimde başka bir yaşamın mutlaklığını arayacağım! Realiteye ulaşmak, bizden öncekilerin entelijansiya bir hayat sürdükleriyle eş değer olacağından ütopyayı geçmiş üzerinden düşlemek sonuca yakın vardırır.

 

Günümüz dünyası, bulunduğumuz coğrafya ve yaşam standartları açısından geçmişin aksine doğru ilerliyor. Geçmişi referans alıp, şimdilik bir yana bırakarak günümüzün somut koşullarını, günümüz somut tahlilleri üzerinden yapmakta yarar var. Bunun için önce günümüzü anlayacağız. Yani günümüzde yılana eskiden olduğu gibi iyimser mi bakılmalı, yoksa ölmemek için öldürülmemeli mi?

 

Yılan, kışın yer altında, yazın yer üstünde yaşar. İnsan hareketli olduğundan yılan için ciddi bir tehdit unsurudur ve düşmanın ta kendisidir. Yılan, insanoğlu ile karşı karşıya gelmemek için kendini kamufle etme yöntemini daha da geliştirmek istese de tesadüfi karşılaşmalar buna izin vermemektedir. Her tesadüfi karşılaşmanın sonu ise ölümle sonlanmaktadır. Ya yılan ya da insan ölecek! Vedalaşıp gitmek gibi bir gerçek asla söz konusu olamaz yılan ile insan arasında.

 

Yılan doğası gereği, yerleşik alanın çok uzağında yaşam sürer. Zira insanoğlu yerleşik alan dışında da doğanın çok yerinde bulunabilir. Dağ, tepe, tarla, akarsu yatağı, ova, yayla vs. insanoğlu buralarda işi ya da hobisi gereği bulunabilir. Yılan yerleşik alan dışında yaşadığından insanoğlu yılanı kendi evinde de rahatsız etmiş olabilir. İyimser olmak durumunda kalan insanoğlu yılanı uzaktan fark etmek ve onu görünce önlem almak ister. Taraflardan birinin ölmemesi için yapar bunu vicdan sahibi insanoğlu. Zira aynı şey vicdanın henüz farkına varamayan, düşüncesi ile duygusu arasında bir bağ kurup her yaptığının doğru ya da yanlış olduğunu idrak edemeden irade gösteren insanoğlu için söylenemez!

 

 “Bana dokunmayan yılan bin yaşasın” sözüyle “Bin yıl yaşayan yılan bir gün gelir seni sokar!” sözü tam da bu noktada çatışır! Vicdan sahipleriyle vicdansızlar burada ortaya çıkar işte. Vicdanı olanlar; yılanı gördüğünde korkutmadan onun uzağa gitmesi için bir refleks gösterenlerdir. Vicdansız olanlar ise, yılana sessizce yaklaşıp onu öldürerek nasıl bir düşmanlık yarattığını göremeyenlerdir! Zira yılanı her öldüren kişinin fotoğrafı o yılanın gözünde parlıyordur!

 

Yılan kışın yer altı, yazın yerüstünde yaşadığı için her yaz yılanın artarak geldiğini unutmamak gerekir. Yılan ile karşı karşıya kaldığında ölmek ya da ölmemek yerine, yılan ile karşılaşmamak için önlemi önceden almak gerekir. Bunu önceden görmek bilgelik değildir. Zira hangi alanın yılan sürüsüyle dolu olduğunu bilmeyen yoktur. Yılanı öldürmek değil, bulunduğu yerden kovalamak doğanın dengesini de korumaktır.

 

Günümüzü anlayarak geçmişte yaşandığı gibi ileriye dönük iyimser ütopyalar kurmak, doğanın salt insanoğlu için var olmadığı anlamını taşır. İnsanoğlundan önce de yaşam vardı ve insanoğlu ile birlikte farklı canlıların yaşam sürdüğü doğa insanoğlundan sonra da varlığını koruyacaktır. İnsan yaratık sayılsa da diğer canlılar sahibi gibi varlıktır. Ya yılanı kovacağız ölmemek için öldürmeden huzur içerisinde yaşayacağız, ya da ölmemek için öldürdüğümüz yılanın gözündeki fotoğrafımız sayesinde diğer yılanlarca bir gün biz de öleceğiz!  Başımıza ne gelirse vicdan ve vicdansızlık arasındaki ince çizginin ne tarafında kalacağımızla alakalıdır çekeceğimiz. Ya içindeyizdir çizginin ya da dışında. Zira yılanın başı Şahmeran’dır onu yok etmedikten sonra tüm yılanları öldürsen soyunu tüketemezsin. Karşındaki yılan şahmeran olmadığı sürece düşünmelisin, şayet karşındaki Şahmeran ise gözünün yaşına bakmadan ölmemek için öldürmek pratiğini yaşayabilirsin.  Yılanlı sahaya gitmek öldürmekle birlikte ölümü de göze almaktır.

  Bu yazı 4954 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI