İTİRAFÇILIĞA İTİRAZIM VAR
Ben büyük bir devlet olsam etkin pişmanlık gibi safsatadan dolayı itirafçılık yapanlara ihtiyaç duymam, güvenmem. çünkü ben büyük ve güçlü devletim!
Her itirafçı ait olduğu yeri satıyorsa beni ait olduklarına çoktan satmıştır.
15 Temmuz hainliğinden yargılanan kişiler itirafçı olup aramızda kol gezecek! bizde Türkiye Cumhuriyeti olarak büyük devletiz diye haykırmaya devam edeceğiz!
İstihbarat servislerimizin yapması gerekenleri efendilerine sadakatsizlik eden itirafçılar yapacak!
Her itirafçı pimi çekilmiş bir bombadır!
Ne malum efendisine ulaşıp emniyet ve savcıların örgütün şemasını nereye kadar çözdüklerini anlatmayacağı!
Ya da ben şuraya kadar çözüldüm, şuraya kadar bildiklerimi paylaştım, sorguya bu kadar dayanabildim, eşim ve çocuklarımı düşündüm ama bildiğim önemli şeyleri hep arkaya attım, her defasında önem sırasını değiştirdim sorgu anında bildiklerimin diyerek silsileye göre efendisi her kimse koşup yetişmeyeceği! Ya da devlete yalan söylemediğinin garantisi var mı?
Belki de hakimlerimiz bilerek bırakmıştır. İzleyecek, takibe alacaktır hainleri. Hain diyorum çünkü yargılandığı dava 15 Temmuz akşamı ülkeye ihanet eden bir örgütün eylemidir. Hain olduğu kesin. Çünkü davadan beraat etmiyor. Etkin pişmanlıktan dolayı salıveriliyor. Yani vatan haini olduğunu kabul ediyor. Hain bir örgütle iç içe olduğunu, onlara kölelik ettiğini itiraf ediyor. Fetö elebaşısı ve vezirlerine hizmet yolunda cennet vatanımızı ta başından beri ele geçirmek ateşiyle yanıp tutuşan bir örgütün son ana (itirafçılık)kadar savunuculuğunu, şakşakçılığını yapıyor. Yani kanla, canla yazılan, kazanılan vatanımızı bir kişiye değişiyor! Ülkemizi elebaşının hükümdarlığına sokmak için canla başla paralel devlet yapılanmasıyla aramızda yaşam sürüyor!
Benim itirazım var. İtirazım var bu düzene. Hain her zaman haindir. Katil her zaman katildir. Birileri affetse de katilin öldürdüğü maktul yeniden canlanmayacak, dirilmeyecektir.
Yüce mahkemelerimizin verdiği kararı sorugulamaya açık bir kararsa sorgulamak Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olan herkesin doğal hakkıdır. Zira mahkeminin verdiği karar adalet vicdanından öte insani vicdana yara vermektedir.
Hain saldırı akşamı 249 şehit verdik, 2196 insanımız da çeşitli uzuvlarını yitirerek gazi oldu! Bunlar göz önünde bulundurulmalı ve bu kişilerin edindiği servet ve bu servetin 10 katı yüksek bedelleri himmet adı altında FETÖ’nün elebaşına ulaştırmalarını sağlayarak bu himmetin halkımıza mermi olarak geri döndüğünü düşündükçe yüreğim acıyor, kalbim duracak gibi oluyor.
Hiçbir suç cezasız kalmamalı. Herkes yaptığının bedelini mutlaka ödemeli. Gerek hukuk vicdanıyla, gerek insan vicdanında verilecek cezalarla bir şekilde bedelini ödemelini suçlu.
CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun iddiasına göre 25 Mayıs 2016 tarihinde MİT, 285 bin Bylock kullanıcısını raporla gerekli mercilere teslim ediyor. 20 gün sonra 15 Temmuz hain gece yaşanıyor. Bugüne geliyoruz yani 24 Kasım 2017 gününe geliyoruz ve bakıyoruz 150 bin dolayında kişye işlem yapılmış, 50-55 bin dolayında FETÖ tutuklusu var! Telefonunda her Bylock olan ya da kullanan potansiyel FETÖ’cü ise ki; bana göre de öyle. Elimizdeki rapor kimlerin Bylock kullandığını açıkça belirtiyor. Neden bu kişiler hakkında işlem yapılmıyor? 285 bin kişiden bahsediliyor ama 150 bin dolayında kişi hakkında işlem yapılmış! Yani rapora göre 135 bin kişi hakkında daha hiçbir işlem dahi yapılmamış! 135 bin Bylock kullanıcısı FETÖ’cü hain aramızda dolaşıyor demektir.
Mahkemelerin vereceği karar çok önemlidir. Yüce Türk adaletine güvenmekten başka hiçbir çaremiz yoktur!