beylikdüzü escort beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escort bayan beylikdüzü escort escort beylikdüzü beylikdüzü escortlar beylikdüzü escort escort beylikdüzü
Bugun...

SİYASET VE MEDYA

 Tarih: 21-11-2017 22:41:00  -   Güncelleme: 21-11-2017 23:01:00
Tolga YILMAZ

SİYASET VE MEDYA

Siyaset, dünyada sınırların belirlenmesinin ardından yönetim şekli olarak farklı türlerde karşımıza çıkan bir olgudur. Kimileri siyasetin gerekli olduğundan bahsetse de dünyada siyasetin zararlı bir böcekten farksız olduğunu haykıranların sayısal çoğunluğunu da görmek gerekir. Dolayısıyla siyaset tüm dünya halkları üzerinde benzer etkiyi gösterememiş, halklara tam anlamıyla güven verememiştir. Siyasetin tüm dalgalarını yayma görevini ise yine siyaset tarihiyle eş zamana sahip medya üstlenmiştir. 

Dünyada bir örnek gösterin ki o ülkede medya bağımsız-tarafsız olsun! Yine dünyada bir ülke gösterin ki her hangi bir medya kuruluşu siyasiler tarafından baskılara maruz kalmasın! Mümkün değil böyle bir şey dünyada. 

Medya, sürekli siyasetin tahakkümü altında ezilmiştir ve ezilmeye de devam etmektedir. Siyasilerin medya kuruluşları üzerindeki etkisi her geçen gün artarken, geçen onca zamana göre siyasiler kendi medya kuruluşlarını yaratma arzusu ve gerçeğiyle propaganda ve faaliyetlerine devam etmektedirler. Oysaki siyasilerin oluşturduğu medya kuruluşlarında kendine bir iş kapısı aralamak isteyen gazetecilik mesleğine sahip kişilerin, “Taraf olmayan bertaraf olur!” sözüne olan teslimiyetlerinin acı gerçeğiyle başbaşayız. Yani burada sorgulama kanallarına bir yenisini daha eklememiz gerekiyor! Siyaset mi medyayı teslim alıyor, gazeteciler mi siyasilere teslim oluyor? Bu soruları uzun yıllar sordu ve sormaya devam ediyor insanlık. 

Bağımsızlığın herkes üzerindeki etkisi tartışılmazken, bağımsızlığın karşısında olanlarında lafazanlıklarını duymuyor değiliz. Çünkü bağımsızlık ortamındakileri kimse sömüremez, yönlendiremez, etkileyemez, sürükleyemez ve onların değerlerini kimse değersizleştiremez. 

Siyasetin yalnızca bir ülke üzerinde tahakküm kurduğunu belirtmek abesle iştigal sayılır. Zira dünyayı yöneten tekel bir sermaye örgütleri vardır ve bunlar birbirlerine düşman gibi görünsede aslında iç kalenin insanlarıdır (onlara insan bile denilemez). 

Gelelim medyanın durumuna. Medya dümyada dördüncü güç olarak gösterilse de buna inanmak biraz güç. Medyayı kuranların da sermaye sahipleri olduklarını düşündüğümüzde acı gerçek karşımızda durur. 

Yukarıda sormuştum; Siyaset mi medyayı teslim alıyor, medya mı siyasilere teslim oluyor? Diye. Bu sorudan hareketle günümüzü esas aldığımız zaman ‘Havuz medyası’ diye kamuoyunda yeni bir algı karşımıza çıkar. Demem o ki medya başından bu yana siyasilere teslim olmuş durumdadır. Lakin burada medyayı suçlamak da doğru olmayacaktır ama medyanın çıkışı ve tarihine baktığımızda yola nasıl çıkması gerektiğini düşündüğümüzden yola nasıl çıktığını göremediğimiz için taşladıkça taşlıyoruz. Yani asıl taşlamması gereken medya değil, onu tahakkümü altına alan, esaret altında bırakan siyasettir. Hatta siyasilere de yön veren asıl sermaye gruplarıdır.

Biz gazeteciler büyük medya ortamlarında çalışmayı, emek vermeyi çok isteriz. Zira ‘kartel’ diye adlandırılan çoklu medya gruplarına sahip eli kanlı partonlara değil büyük medya oratmlarında daha geniş kitlelere ve toplumlara ulaşma arzuzuyla yanıp tutuştuğumuz içindir. Bu da her gazeteciye nasip olmayacağına göre dışardıa kalan onurlu, gazeteciliğin etik ve ahlaki temelleriyle yaşayan gazeteciler ne yapmalıdır?

Dışarıda kalan gazeteciler, toplumun gözü kulağu olmalı ve buldukları bir ortamda yaşananları tüm çıplaklığıyla topluma anlatmak zorundadır. Peki o gazeteciler nasıl para kazanacaklar, her şeyi anlatırlarsa eclerine nasıl ekmek götürecekler diye soranlar olabilir. Unutulmasın ki; gazetecilik bir esnaflık değildir. Kimseye ucuz malı kaliteli diyerek pahalıya satacak kişiler değillerdir. Ancak gelin görün ki içinde bulunduğumuz koşullar o onurlu gazetecileri de ‘al şunu da sus’ politikasına adapte olmaya zorlanmaktadır. İşte biz Ahmet Sarıkuş kardeşim. Ufuk Büyüktaf ağabeyimle birlikte bu yola bu yuzden çıktık. Kimsenin 1 lirasına tamah etmemek, her hang, bir sermaye gerektirmeden doğruları anlşatabileceğimiz bir alan krduk kendimize. Yazmak bizden, takip etmek ve bizlerden desteklerini esirgememek sizden. Biz hiçbir siyasiye teslim olmak istemiyoruz. Koşullar buna zorlasa dahi. Yükümüz ğır, yolumuz uzun. Ve biliyoruz ki; medya siyasete yön vermelidir. Siyaset medyayı teslim almamalıdır.

  Bu yazı 2389 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI