İstanbul escort escort bayan escort istanbul adalar escort anadolu yakası escort anal escort arnavutköy escort atakent escort ataköy escort ataşehir escort avcılar escort avrupa yakası escort bağcılar escort bahçelievler escort bahçeşehir escort bayrampaşa escort beşiktaş escort beykent escort beykoz escort beylikdüzü escort beyoğlu escort bostancı escort büyükçekmece escort çapa escort çatalca escort çekmeköy escort erenköy escort etiler escort eyüp escort fatih escort fenerbahçe escort florya escort fulya escort gaziosmanpaşa escort gecelik escort göztepe escort grup escort gülbağ escort güngören escort halkalı escort haramidere escort hasanpaşa escort ikitelli escort iranlı escort ıspartakule escort istanbul masaj salonu masöz bayan japon escort kadıköy escort kağıthane escort kartal escort kayaşehir escort kızıltoprak escort küçükçekmece escort küçükyalı escort kurtköy escort mahmutbey escort maltepe escort merter escort nişantaşı escort ortaköy escort osmanbey escort pendik escort rus escort sahibe escort sancaktepe escort sarıyer escort şerifali escort şile escort silivri escort şirinevler escort şişli escort şişli masöz suadiye escort sultanbeyli escort sultangazi escort taksim escort topkapı escort türbanlı escort tuzla escort ümraniye escort üsküdar escort zenci escort zeytinburnuescort izmit escort porno izleeskort seks hikayesi hd porn
Bugun...

Kadınların Eşitlik Mücadelesi Örnektir

 Tarih: 25-11-2020 15:21:00
Yakup Aslandoğan

Bugün kadına yönelik şiddete karşı mücadele günü 25 Kasım. 1960 yılında Dominik Cumhuriyeti'nde meydana gelen olaylar sonrası Ülkeyi diktatörlükle yöneten Rafael Trujillo'ya ve politikalarına karşı mücadelede öne çıkan Mirabal Kardeşler adlı üç kız kardeş, Trujillo'nun: "Ülkede iki tehlike var: Kilise ve Mirabal Kardeşler" şeklinde yaptığı açıklamadan günler sonra boğazlanıp dövülerek vahşice öldürüldüler.

Birleşmiş milletler de yıllarca emek ve demokrasi mücadelesi verenlerin inatlı takibi sonrası 25 Kasım’ı şiddetle mücadele günü olarak tanımak zorunda kaldı.

 

Elbette kadına yönelik şiddetin tek güne sığdırılması doğru değil. Nasıl ki kadın ve erkek işçi sınıfının mücadelesi sadece 1 Mayıslarda değil hergün talepleri etrafında sürüyorsa, kadınların mücadelesi de hergün ama hergün taleplerinde ısrar ederek sürdürülmelidir. Bu gün ise tüm dünyada olduğu gibi, memleketimizde de yüzbinlerin milyonların tek ses olarak alanları doldurması elbette şiddeti doğuran egemen sınıf ve hükümetlerin temsilcilerine korku salması ve duyulması açısından da önemsenmelidir hiç kuşkusuz.

 

“Kendinize gelin yahu!”

Geçtiğimiz günlerde içişleri bakanının kadına yönelik şiddetin azaldığını iddia ettiği Balıkesir’deki konuşmasının sonunu erkeklere çağrı yaparak; “kendinize gelin ayıp yahu” diyerek bitirmesine ciddi tepki geldi kadın örgütlerinden. Zira şiddet sadece erkeklerden değil esasen erkek egemen sistemin, kapitalizmin ve uygulayıcısı hükümetlerin politikaları nedeniyle ortaya çıkmaktaydı. Ayrıca şiddetin azalması bir yana son 15 yılda 15 bin 557 kadın cinayetinin işlendiği ve tırmanarak arttığı dönem içişleri bakanının hükümeti AKP dönemine aitti.

 

Kadınları korumak zorunda olan, kamunun yapması gereken yasal düzenlemeleri bir bir geri götüren, “iyi hal” uygulamaları nedeniyle yüzlerce, binlerce tecavüzcü ve kadın katili salıverilirken, şiddeti bir nebze olsa da azaltacak İstanbul Sözleşmesini ortadan kaldırma girişimlerinde bulunanlar, “tecavüzcüsü ile evlendirme” yasası olarak bilinen düzenlemeyi geri getirmeye çalışanlar “maalesef”; “şiddet azaldı” diyebilen içişleri bakanının kendi hükümeti değil midir?

 

Politikaların yanında yine alınmayan tedbirler pandemi süreci ile yanlış ekonomi politikaların sonucu olan kriz, tüm işçi emekçilerin hayatını mahvettiği gibi tüm göstergeler aynı zamanda kadının daha fazla sömürüldüğü, daha fazla şiddete maruz kaldığının da görülmesine yetti de arttı.

 

Kıssadan Hisseye

Bilinenlerin tekrarından öteye artık elele vererek mücadelenin işçi sınıfının penceresinden bakarak ve başta kadınların eşitlik talebi başta olmak üzere adımların atılması zamanıdır. “Bir kişi daha eksilmek istemiyoruz” diyen kadınların sesine ses vermek kadar Kayseri’de de birçok fabrikada ustabaşıların, patronların sömürüsü yetmezmiş gibi devletten aldıkları güçle “nasılsa yaptığımız yanımıza kar kalır” diyerek tacizlerin artmasına karşı mücadele günü olan 25 Kasım ve diğer günlerde de birleşerek omuz omuza mücadele zorunludur.

 

Mirabel kardeşlerin ve daha önceki tüm kardeşlerimizin yaktığı ateşi büyütmenin zamanıdır. Diktatörler, sömürücüler değil Mirabel kardeşler ve sınıf kardeşleri kazanacaktır. Eşitlik ve özgürlük ateşi çağlar boyu söndürülemediyse, şimdi de umudumuzun ateşini kimse söndüremeyecek. Haydi her günümüzü birlik eyleyelim…

  Bu yazı 28070 defa okunmuştur.
  YORUMLAR YORUM YAP | 0 Yorum
  FACEBOOK YORUM
Yorum
  YAZARIN DİĞER YAZILARI
  • BUGÜN ÇOK OKUNANLAR
  • BU HAFTA ÇOK OKUNANLAR
  • BU AY ÇOK OKUNANLAR
YUKARI