|
Tweet |
Saadet Partisi Kayseri İl Başkanı Erdal Altun, COP31 ve ikli politikaları ile ilgili açıklamalarda bulundu. Altun, “Ülkemiz bir taraftan fon meselesiyle çalkalanırken, diğer taraftan Türk tarımını, hayvancılığını ve üretim ekonomisini yakından ilgilendiren uluslararası kararların altına imza atılmaktadır. COP31 gibi uluslararası iklim toplantıları, süslü kavramlar ve çevre duyarlılığı üzerinden kamuoyuna anlatılıyor. Elbette çevreyi korumak, iklim değişikliğiyle mücadele etmek hepimizin sorumluluğudur. Ancak asıl mesele şudur: Çevreyi koruma adı altında Türk çiftçisinin, besicisinin ve üreticisinin geleceği hangi taahhütlere bağlanmaktadır? İklim politikaları ve İklim Kanunu kapsamında gündeme gelen yükümlülükler, karbon düzenlemeleri ve emisyon hedefleri Türk tarımına nasıl yansıyacaktır? Zaten üretim maliyetleri altında ezilen, mazotunu, gübresini, yemini karşılamakta zorlanan çiftçimize yeni yükler mi getirilecektir? Karbon ticareti adı altında kurulacak mekanizmalar, üreticinin sırtına yeni maliyetler yüklerken belirli şirketlere ve sermaye çevrelerine yeni kazanç kapıları mı açacaktır? Bunlar cevapsız bırakılabilecek sorular değildir” ifadelerini kullandı.
Altun, “Yıllardır Türk çiftçisini üretimden uzaklaştıran, ithalatı kalıcı bir çözüm gibi gören tarım politikalarında neden ısrar edilmektedir? İklim politikalarıyla ilgili uluslararası taahhütlerin bu tercihlerdeki etkisi nedir? Biz çevreyi korumaya karşı değiliz. Ancak çevreyi korumak bahanesiyle üreticiyi tasfiye etmeye, tarımı ve hayvancılığı dışa bağımlı hale getirmeye, milletin alın terini yeni ticari mekanizmalara mahkûm etmeye de razı değiliz. İklim politikaları bir avuç sermaye grubunun kazanç kapısı, Türk çiftçisinin ise yeni bir borç yükü haline getirilemez. Artık şu soruların cevabı verilmelidir? Fon meselesinde adı geçen kişi, kurum, belediye ve siyasi bağlantılar bütün açıklığıyla araştırılacak mıdır? Devletin üst düzey atamalarında liyakat mi, yoksa siyasi ve bürokratik lobiler mi belirleyicidir? Sayın Cumhurbaşkanının devlet yönetimine ayırması gereken zamanın parti içi siyasi hesaplarla tüketilmesinin sorumlusu kimdir? COP31 kapsamında Türkiye'nin üstlendiği taahhütler nelerdir? Bunların Türk çiftçisi ve besicisi üzerindeki ekonomik etkileri kamuoyuna açıklanacak mıdır Karbon ticareti ve iklim düzenlemeleri hangi şirketlere, hangi sektörlere ve hangi ekonomik çevrelere avantaj sağlayacaktır? Bizim artık burnumuza çok kötü kokular geliyor. Milletin alın terini korumak, devletin itibarını korumaktır. Milletimiz artık süslü vaatler değil, şeffaflık, hesap verebilirlik ve adalet istiyor” diye konuştu.